© 2016 İTÜNOVA TTO

İTÜNOVA TTO ve TOSB İnovasyon Merkezi işbirliğiyle PATİCA- Patent Ticarileştirme Programı Devam Ediyor!


Günümüzde ulusal ve uluslararası pazarda rekabet edebilmek için sanayi firmalarının yenilikçi ürünlerle güçlenmesi kaçınılmaz bir unsur haline geldi. Bu amaçla İTÜNOVA TTO ve TOSB İnovasyon Merkezi PATİCA Programı ile üniversite bünyesinde geliştirilen buluşları sanayi ile buluşturarak yeni işbirliklerinin yolunu açıyor.


Patentleri Sanayi ile Buluşturuyoruz!


PATİCA Programı ile patentleri sanayi kuruluşları ile buluşturmayı ve %75’e kadar mali destek sağlayan TÜBİTAK Patent Lisans Çağrısı için işbirliği oluşturmayı amaçlıyoruz.

Aşağıda yer alan patentlerin tanıtılacağı 7 Temmuz Salı günü 16.00’da online olarak düzenlenecek, herkese açık ve ücretsiz olan bu semineri kaçırmayın! 

 

Etkinliğimizi YouTube kanalımızdan da takip edebilirsiniz...

Etkinliği izlemek için TIKLAYINIZ...


Konuşmacılar:

Prof.Dr. Hüseyin KIZIL, İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği
Prof. Dr. Sacide Alsoy Altınkaya-İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Kimya Mühendisliği
Prof.Dr. Nilgün Baydoğan, İTÜ Nükleer Araştırmalar
Doç. Dr. Zuhal Er, İTÜ Fizik Mühendisliği
Öğretim Görevlisi Fatih Burçin Gürarslan, Giresun Üniversitesi Şebinkarahisar MYO

Etkinliğe Kayıt Ol

Programda Sunulacak Patentler

KANSERLİ HÜCRE AYRIŞTIRMA, YAKALAMA VE İLAÇ TARAMA TESTLERİ İÇİN MİKROAKIŞKAN SİSTEMİ

ZEİN NANOTANECİK TAKVİYE EDİLMİŞ PEYNİR ALTI SUYU İZOLATI FİLMİ

Peynir üretimi esnasında çok büyük miktarlarda açığa çıkan peynir altı suyu proteininin ambalaj malzemesi olarak kullanımını engelleyen düşük mekanik dayanım ve yüksek nem geçirgenliği gibi olumsuz özellikleri bu biyopolimere mısır proteininden üretilen nanotaneciklerin ilave edilmesi ile ortadan kaldırılarak, çevre dostu, sürdürülebilir kaynaktan ambalaj malzemesi üretilmesi sağlanmıştır.

Alanı: Gıda/Ambalaj

İletişim bilgisi: sacidealsoy@iyte.edu.tr; miray.karakuzu@atmosfertto.com

ELEKTRONİK SİSTEMLERİ ÇOK KATMANLI KOMPOZİT YAPI İLE KAPLAMA YÖNTEMİ


Buluş, uydular, yüksek irtifa hava araç ve platformları, alçak yörünge araçları ve mekikler, yüzer araçlar, denizaltı, nükleer güç araçları, yüksek enerjili parçacık detektörleri ve nükleer atık robot teknolojisi gibi zorlu koşullarda çalışabilecek elektronik sistemlerin kaplanarak, zorlu koşullarda çalışmasına olanak sağlayan bir yöntem ile ilgilidir.

Radyasyondan bilgisayar bellekleri ve diğer elektronik devreleri olumsuz yönde etkilemektedir. Yüksek irtifada seyreden uçaklar ve uydular atmosferin koruyucu etkisinden yeterince faydalanamadıkları için yoğun radyasyon ve korozyona maruz kalırlar. Yüksek irtifa hava koşulları, uzay meteorolojisi, güneş fırtınalarındaki değişkenlik; atmosferin üst katlarında ve uzayda çalışan platformlar için yüksek zırhlama gereksinimleri doğurmaktadır.
Radyasyona karşı dayanıklılık elektronik devre elemanlarının, radyasyona dayanıklı malzemelerden oluşturlması mümkündür.

Canlı polimerizasyon tekniği üretim bittikten sonrada zincir oluşumun devam ettiği bir tekniktir. Bu teknik kontrollü bir şekilde oda sıcaklığında belirgin molekül zincirleri oluşturulmasına olanak tanır. Böylece mekanik performansı yüksek canlı polimer yapı oluşturulması sağlanmaktadır. Canlı polimerizasyon tekniğiyle ürün birçok katmandan oluşan tek bir yapıdır. Burada canlı polimerizasyon tekniğinin kullanılmasının nedeni, kademeli olarak polimerizasyonun devam etmeye olanak tanınmasıdır. Bu sayede alt katmandaki polimer matris ile üst katmandaki polimer matris moleküler düzeyde ek yeri olmadan bağlanabilmektedir.

Bu patentin hangi sektörlerde faydalı olacağı beklenmektedir?

Telekomünikasyon ve İletişim Sistemlerindeki Uygulamaları

Günümüzde çok miktardaki verinin hızlı ve güvenli şekilde aktarılmasına yönelik talep giderek artmaktadır. Bu durumun yakın dönemde daha fazla önem taşıması söz konusudur. Bu amaçla, kablosuz iletişim sistemlerini (5G ve ötesi) tasarlamak ve geliştirmek için baz istasyonlarına ve mobil kullanıcı cihazlarına binlerce alıcı ve verici yerleştirilmesinin gerekli olduğu olacaktırr. Çok sayıdaki anten kombinasyonlarının kullanılması, gelen ve giden verilerin işlenmesi için yeni ve yenilikçi yöntemler geliştirilmesini gerektirmektedir. Sanayi 4.0 kapsamındaki, nanoelektroniğin iletişim sistemlerindeki kullanım alanları, uydular, mobil telefonlar ve otonom araçlar (sürücüsüz arabalar ve insansız hava araçları gibi) ve gelecekte “Nesnelerin İnterneti”indeki tüm mobil cihazlar/nesnelerdir. (Nesnelerin İnterneti (IoT), daha geniş kapsamda “Herşeyin İnterneti” (IoE), insan ya da bilgisayardan oluşan doğrudan arayüz gereksinimi olmaksızın bir ağ üzerinden kendi başlarına veri aktarımı gerçekleştirebilecek işlem cihazlar önemlidir.

5G teknolojisi, 6G teknolojisine göre, nispeten daha düşük frekans (2-60 GHz) bant genişliğine sahiptir. 6G teknolojisi ise daha yüksek frekans (büyük 90 GHz) ve bant genişliğine sahip olup, frekans yükseldikçe daha enerjetik ve daha girici elektromanyetik radyasyon kullanılmaktadır.

6G teknolojisinde, uygulanan frekans bölgesinin kullanımında halen birtakım teknolojik zorluklar bulunmaktadır. Bu zorlukları aşmak için çeşitli bilimsel çalışmalar devam etmekte olup, şuan bilimsel araştırmalar bu problemlerin çözümüne odaklamışlardır.

6G teknolojisindeki yüksek frekans bölgesi, henüz teknolojik olarak gelişiminin başında bulunmaktadır. Bu durumu, bu teknolojinin araştırma aşamasını tamamlayarak, uygulamaya geçmesinin biraz daha zaman alacağı şeklinde yorumlamak da mümkündür. Bu süreçte, bu patent başvurusundaki elektronik sistemlerin çok katmanli kompozit yapi ile kaplanması yönteminin, 6G teknolojisine uygulanması konusundaki araştırmalar zaman içinde daha da yükselen önem taşıyacaktır. Çünkü, 6G teknoljisinin sağlayacağı avantajlarda müthiş olacaktır. Muhteşem veri hızı, müthiş büyük veri transferi, işlemesi vb.

Bu patent başvurusundaki, polimerin, hafif malzeme oluşu ve içeri- dışarı yayın yapmaması nedeni ile kullanım alanı olarak, özellikle yüksek frekanslar için elektrik- elektronik devre/cihazlarda kutu malzemesi olarak ilerde yaygın kullanılabilecektir.

Bu elimizdeki kullandığımız her cihaz için söz konusudur (Telefon, tv, bilgisayar, tablet vb.). Sadece anten olarak değil, diğer cihazları da göz önüne alarak, bu patent başvurusundaki yapıyı hayata geçirmek mümkündür.

Bu patent başvurusundaki çok katmanlı yapıyı, yansıtma/ soğurma değeri oldukça yüksek olması sayesinde, iletkene yakın bir yapı olarak, tüm frekans bandı için kullanılmak mümkündür. Bunu örneğin elinizdeki telefonun metal dış gövdesi yerine kullanabileceğimiz düşünülebilir. Böylece, kullanılan aygıt daha da hafifleyecektir. Ancak bu kolay bir iş olmamakla birlikte, yapının hafif ve dayanıklı olmasını bu patent kapsamındaki canlı polimerizasyon tekniği ile, moleküler ağırlığın diğer yöntemlere göre daha da artırılması ile sağlanması mümkündür. Böylece oldukça iyi bir iletken yapı elde edilirek, yapının hafif ve dayanıklı olmasını sağlamak, EMC ElectroMagnetic Compatibility testlerini geçmesini sağlamak da mümkündür. Ayrıca, cihazların iç devrelerinde yer alan yüksek frekanslı devrelerin birbirinden ayrılması vb.

  • GÜNEŞ ENERJİLİ VAKUM TÜP İÇEREN KAR/BUZ ERİTME SİSTEMİ (2017), Patent No: 39616753-2017/E.2017-OE-38710   (Ownership)

Patent Applying By : ITU-NOVA, Zuhal ER     Patent Inventorship : Zuhal ER

  • SCHNEE/ EIS-SCHMELZSYSTEM MIT SOLAR ENERGIE VAKUUMROHR (2018), Patent No: 10 2018 116 778.4      (Ownership) 

Patent Applying By : Zuhal ER     Patent Inventorship : Zuhal ER

 

2030'a kadar Küresel Birincil Enerji Talebi’nde % 50 artış beklenmektedir. (sektörün en büyük kullanıcısı) OECD üyesi olmayan ülkelerden % 87 şeklinde olduğunu belirten kaynaklar mevcuttur. Sektör hesapları 2009 ‘da, 1/3 için enerji kullanımının yüzdesi: % 40 elektrik, Kömür ve türevleri % 77, % 37 doğal gaz şeklinde idi.

Öte yandan,sera gazı emisyonlarının en büyük tek kaynağı % 32 ile küresel emisyonlarıdır. Bu bağlamda, “Teknoloji donanımlı fabrikaların, kentlerin, alanların öne çıkan en önemli özelliği üretim gerçekleştirilirken insan gücüne ihtiyaç duyulmaması ve tamamen üretimin ÇEVRE DOSTU olmasıdır….”

Kar ile kaplı yüzeylerin sebep oldukları zorluklarla başa çıkmak için kar ve buz ile mücadelede çeşitli teknoloji ve uygular günümüzde mevcut olup, bunların gerek çevresel etkileri bağlamında gerekse dijital yaşantıyla bağlamlarında yenilenmeleri hususları önem arz etmektedir.

Örneğin kar ve buzlanma ile mücadelede kullanılan tuzun birçok dezavantajı bulunmaktadır. Otomobil, kamyon, köprüler ve betondaki takviye çubuklarındaki çeliği aşındırabilir - değerli altyapıyı zayıflatır. Ulaşım departmanları korozyonu önlemek veya çeliğe kaplama eklemek için tuza kimyasal madde ekleyebilir, ancak bu pahalı hale gelmektedir. İlave olaraktan, son yıllarda tuz sıkıntısı yaşandığı hususlar olmuştur.  Bir başka uygulama ise, Zincirler, başlarken, hızlanırken, oyuktan çıkarken veya yokuşta tırmanırken gevşediği ve hatta kırıldığına ilişkin değerlendirmeler mevcuttur. İnsan gücü ile küreme ise yaralanmalar ve kazalara sebebiyet verip, iş güvenliği içerisinde değillerdir ve insanların konforlarını kısıtlayıcı hususlardır. Tüm mevcut sistemlerin dez avantajları,  çevre dostu olacak erken müdahale ile insanlara kışın yaşam kolaylığı sunacak ve güncel teknolojilerle bütünleştirilmiş alternatif arayışına yol açmaktadır.

Buluş: kış aylarında zeminlerdeki / yüzeylerdeki kar ve buzlanmanın giderilmesi için geliştirilmiş, çevreci, hızlı çözüm/sonuç veren ve maliyet düşürücü bir güneşli eritme spreyi sistemidir. Buluş kar kaplı yüzeylerde güneş enerjisi kullanılarak, yeni tasarım ve çalışma akışkanı ile basitçe düşük maliyetli kardan arındırma yapmak için, uzun yıllar ki hesaplamalarım, analiz ve irdelemelerim neticesinde şahsımca tasarlanmıştır. Hızlı çözüm sunan, her türlü hava koşullarında kullanabilme olanağı sunan, basit uygulamalı, çevreci ve düşük maliyeti olan buluş konusu sistem:  Kara ve Havayollarında,(hastane, okul, vd. gibi...) toplumsal meydanlarda kar ve buzla mücadele amacıyla ciddi harcamalar azalacaktır. Her yıl uçak seferlerinde ertelemeler, iniş kalkışta tehlike risklerinin olduğu yönündeki sorunlar aza indirgenecektir. Hem ülke ekonomisine, hem de küresel CO2 emisyonun aza indirgenmesi yönünden katkı sunacaktır. İnsanların şahsi mağduriyetler ile kazalar-yaralanmalar azalacaktır.

DAİRESEL PİSTONLU DAİRESEL MOTOR

Dairesel çalışan ve günümüz motorlarının yaklaşık 1/10 u boyutunda (aynı hacimdeki motorlara göre), maliyeti düşük, Torku yüksek, yakıt sarfiyatı az olan, içten yanmalı motor projesi.

572 bilim insanı,
720 sanayi işbirliği ve
245 patent başvurusu
ile inovasyonun merkezindeyiz.

İTÜNOVA TTO ile teknolojinin gelişiminden haberdar olmak için bizi takip edin.